Samsung Mobilers Day 2011 - Kore, Seul
 Kategori: Benden

Kasım ortalarına doğru tarihi netleşen Kore'de düzenlenen geleneksel Samsung Mobilers günü için bilgilendirilmelerimizden sonra Güney Kore'nin Seoul kentinde yapacağımız sunumu hazırlayıp 6 aralık günü Atatürk havaalanından Güney Kore'ye bir Samsung Türkiye çalışanı ve ben dahil 3 Mobiler yola çıktık. Yaklaşık 12 saatin ardından Inchon havaalanına indik. İlginçtir ki Seoul'daki havaalanında bir de kullanılmayan buz pisti mevcut. 1,5 saatlik otobüs yolculuğundan sonra kalacağımız otel olan Ritz Carlton Seoul'a ulaştık. Uçaktan indikten sonra metro ile bavullarımızı alacağımız yere gittiğimizde bavulların bizi beklemesi bir Türk'e göre pek alışılagelmiş sahne olmasa gerek. :)






20 ülkeden 50'ye yakın Mobiler ve Samsung Managerlerinin hepsi bizden önce varmıştı ve hoşgeldin yemeğine gitmişlerdi. Cheil ajansı bir araç ayarlayıp bizi de bu yemeğe ulaştırdı. Samsung'un Galaxy Note, Galaxy Wave3 ve Galaxy Tab 7.7 ürünlerini tanıtmak için gittiğim Almanya'daki IFA fuarında tanıştığım bir çok kişiyi burada tekrar görmek ayrı güzeldi. Kore yemekleri - özellikle kimchi - yenecek denemeyenlere tavsiye edilmeyeccek türden :)






İklim olarak soğuk, güneş almayan bir yer. Gök delenlerle dolu olduğu için şehir içi pek güneş görmüyor. Muazzam bir ışıklandırma kullanılıyor. Her gökdelenin üstünde, tabela konulabilecek her duvarda bir reklam panosu ya da ilanı bulmak mümkün.







Bu günün ardından Samsung'daki sunumumuzu yapmaya Samsung Digital City'e doğru yola çıktık. Seoul'a yaklaşık 1 - 1,5 saat uzaklıkta olan Suwon'daki bu bölge 70 bin Samsung çalışanına ev sahipliği yapıyor. Sadece Samsung çalışanlarının kaldığı apartmanlarla çevrili, kendi suyunu arıtan, kendi elektrik dağıtım sistemi olan, ürünlerin AR-GE'lerinin yapıldığı, fotoğraf çekmenin kesinlikle yasak olduğu bir kale misal.
Otuz-bilmem kaçıncı kattaki toplantı odasına vardığımızda geniş bir amfinin bulunduğu oturma düzeni ve iki masaya bir tane düşen ekranlarda sunumu izlemeye olanak sağlayan düzenekler mevcut. Türkiye, Almanya, Çin, Meksika, İngiltere, Japonya, Romanya, Macaristan, Kore, Yunanistan, Hindistan, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Güney Afrika'dan misafirlerin oturacakları farklı yerler var. Gözetmenimizle birlikte 4 kişi kendimiz için ayrılan yere geçip oturuyoruz. Açılış konuşmasının ardından Samsung genel merkezinde Mobilers yarışması için çalışan çalışanların kendilerini tanıtan kısa sunumlarını izliyoruz. Eğlenceli sunumlar, aralarında tanıdıkları görmek de bir o kadar güzel. Daha sonra plaket törenine geçiliyor, her ülke sırayla çıkıp fotoğraf çekiliyor, plaketlerini alıyorlar ve sununmlar başlıyor. Sırası ile Kore, İngiltere, Çin, Almanya, Yunanistan, Macaristan, Hindistan ve Japonya ilk oturumda sunumlarını yapıyorlar. Kişisel görüşüm aklımda kalan ve beni gerçekten etkileyen herhangi bir sunum olmadı. Parça parça hepsinden alıntılar hatrımda ama ötesi pek yok.
İkinci oturumda sırasıyla Meksika, Romanya, Güney Afrika, Tayvan, Rusya, biz ve Arap Emirlikleri sunumlarını tamamladık. Projede ilk yılı olan deneyimsiz bir kaç ülke kendini belli etti. Ülkesinde henüz görevleri bitirmeden gelenler de mevcuttu. Sunum bizim açımızdan oldukça etkiliydi. On dakikalık sunumumuzda dört olumlu reaksiyon aldık. Bizden başka interaktif sunum yapan ülke yoktu, sonlarda olmamıza rağmen Samsung'a bizi Kore'ye getirdiği için davet eden ilk ekiptik, sonuçlarımız oldukça etkiliydi, sunum sonrası ısrarlı sorular almamız da cabası. Diğer ekiplerden ciddi bir etki yarattığını düşündüğüm ve güzel sunum yapan Çin vardı. Sunumda bir Samsung Galaxy S2 ile şarkı söylemek riskli ama cesurdu. :)

Daha sonra Samsung Wave 3, Samsung Galaxy Note ve Samsung Galaxy Design başlıklarında üç oturumda Samsung çalışanlarına sorular sorma imkanı bulduk. Hali hazırda Berlin'deki IFA'da Galaxy Note ve Wave 3 modellerini tanıttığım için ürünlere hakimdim. Dolayısıyla benim için en etkili seans tasarım üzerine olan kısımdı. Samsung'un 3 tasarımcısına sorular sorduk. Bu sorulardan biri "tasarımı yaparken kalem kullanılan tabletlerin en büyük sorunu olan elin tablete değmesi şeklinde kalemin algılanamaması sorununu galaxy note ile çözdüğünüzden haberdar mıydınız?" şeklindeydi, verdikleri cevap teknik ekibin bunun üzerine çok çalıştığını ve bu konuda onlara baskı yaptıkları yönündeydi. Bu şekilde tasarımda bunu göz önünde bulundurmak zorunda kalmamışlar. Bir diğer soru da Galaxy Note'un boyutunun neden 5.29" olduğu şeklindeydi. Bu ise yapılan uzun küresel anketler sonucunda ortaya çıkmış. Yanında taşınabilecek ve rahat kullanabilecek en ideal boyut olduğu kanaati getirilmiş.

Son gün Samsung elveda yemeğini şehrin dışında doğru olan bir dağın tepesindeki Seoul Televizyon Kulesinde verdi. Bu kule dünyanın en güzel 10 manzarasından biri seçilmiş. Dağa tırmanışı egzoz dumanı havayı kirletmesin diye arabalarla sadece içinde turist taşıyan taksiler ve otobüsler yapabiliyor. Yerel halk buraya elektrikli arabalarla tırmanabiliyor. 260 metre yüksekliğe bir de dağın yüksekliği eklenince gerçekten tüm şehir ayaklar altına serildi. Hele ki geceydi, manzaraya doyulmadı. :)

O gece yine -öneremeyeceğim- Kore yemeklerini yedik ve otelimize döndük. Genel olarak Samsung'un bizden istediği ve bize teknik olarak verdiği bunlardı. Gerisi gezip, görüp, gözlemememiz üzerineydi. Yazının bundan sonraki kısmında kişisel gözlemlerimi notlar halinde aktaracağım.






insanlarda muazzam bir saygı mevcut. Pek ingilizce bilmiyorlar ve konuşmaya çalıştığında utanıp sıkılıyorlar ama yandaki fotoğrafta pek belli olmasa da bir örneği mevcut. Çoğu arabanın kapı köşesinde süngerler mevcut. Bunun nedeni araçlarını park ederken açılan kapı başka arabanın boyasını çizmesin diyeymiş. Kendi arabasının kozmetiğini geçip başkasının zararını düşünen bu insanlara "helal olsun" demekten başka ne gelir? :)






Nüfus fazla (~60 milyon) topraklar az. Nerede bu insanlar? Şehirde çok fazla gökdelen var. Gerek insanların yaşadığı şehir dışları gerekse iş merkezleri, her yer gökdelen. Sırf dikmek için de yapmıyorlar binayı, çok cidi tasarım harikaları. Emme-basma-tulumba değil yani. Binayı yapanlar şehrin mimari güzelliğini ve kültürünü de koruyor. Daha fazla insan değil daha rahat insan anlayışı yaygın. Buna ek olarak çok sayıda alışveriş merkezi gördüm. Hayatımda gördüğüm en büyük alışveriş merkezinde iğne atsan yere düşmez. Tüketim çılgınlığı var evet ama üretim de o denli.





Şehirde Hyundai'den başka araba, Samsung'dan başka telefon görmek pek zor. Yerli malı çok zengin olmayan için en büyük tercih olmuş. Mercedes otomobil, I-phone cep telefonu yok mu? Var. Ama devede kulak! Lüks markalara karşı ciddi bir eğilim olduğu gözümden kaçmasa da yerli malını bu denli sahiplenmeleri çok hoş.






Herhalde yolculuğum sırasınca beni en çok etkileyen noktalardan biri trende yaşadığımdır. Bir metro düşünün. Tıka basa dolu. İnsanlar içeri girerken birbirini itiyor, iyi kötü sıkışıyorlar. Gel gelelim üç koltuk boş, kimse oturmayı aklından bile geçirmiyor. Neden mi? Engelli, yaşlı ve hamileler için. İnsanın insana saygısı bu olsa gerek dedirtti. Aklıma İstanbul metrosunda engelli asansörünü kullanan "engelsizler" geldi hemen. Keşke görseler diye içimden geçirdim.

Hani derler ya hayat-boyu-deneyim. Tam olarak böyle bir şeydi benim için. İyi ki Samsung Türkiye Mobilers adlı bir yarışma düzenlemiş, iyi ki katılmışım, iyi ki kazanmışız.

Yazar: Onur Alp Aydın Tarih: 12 Aralık 2011, Pazartesi Yorum (0)
IFA'da ilk gün deneyimleri.
 Kategori: Samsung IFA Berlin 2011

Büyük gün, İFA. Sabah 8:30’da fuar alanındaydım ve 10’a kadar genel hazırlıkları izledim. Görevli olduğum alan Samsung Wave 3 üzerineydi. Saat 10:00 gibi içeriye basın ve iş adamları akmaya başladı. Wave 3 üzerine 100’den fazla soru cevapladım ve artık bir Wave 3 uzmanıyım diyebilirim diye düşünüyorum. :)

112 gr ağırlığında, 1.4 Ghz tek çekirdekli, 4” super Amoled ekranlı, 1500 mAh bataryalı ve Bada 2.0 işletim sisteminde çalışan Wave 3 üzerine aldığım en çok sorular, olumlu ve olumsuz yorumlar şu şekildeydi.

En çok aldığım sorular tahmin edilebileceği üzere fiyat ve piyasaya çıkış tarihi üzerineydi. Samsung yetkilileri fiyat ile ilgili kesin bir bilgi vermemesine karşın Android bazlı telefonlara oranla biraz daha ucuz olacağı biliniyor. Telefonun piyasaya çıkış tarihi ise yılın son çeyreği ya da ocak başı gibi belirlenmiş. Bunun haricinde gelen soruların çoğu Android ve Bada 2.0 kıyaslaması üzerineydi. Nitekim Android ve Bada 2.0 tamamen farklı amaçlarla yapıldığı için spesifik bir ayırım yapmamakta fayda var.

Buna ek olarak telefonun hangi sınıfta konumlandırılacağı sorusu hoşuma gidenlerdendi. Çünkü Wave 3 Samsung’un en üst model telefonu değil. Bada 2.0 tabanlı Wave 3 Wave serisinin en yenisi olmasına karşın Samsung’un Android telefonlardan bir seviye daha altta bulunuyor. Bu nedenle Android’li Samsung telefonlara oranla bir adım daha ucuz olması beklentiler arasında.

Telefon ile ilgili aldığım olumlu yorumlar daha çok tasarım üzerineydi. Aliminyum gövdeye sahip çok ince ve hafif olan bu telefonun altı çizilen ek özelliklerinden birisi de sosyal medya siteleriyle olan kolay erişimiydi. Amaç olarak en az dokunuşla en fazla iş yapmak hedef edinilmiş. Her menüye rahatça erişmek veya menüleri kişiselleştirebilmek göze çarpan özelliklerdendi. Buna ek olarak Samsung Wave 3’ü Wave 2’ye oranla bir adım daha öne taşıyan özelliği LCD ekran yerine Super Amoled ekranın gelmesi olmuş.

Telefonun hayal kırıklığı yarattığını düşündürdüğü özelliklerinden birisi tek çekirdekli olması. Yine de Bada 2.0 ile çalışan telefonun performans açısından çok hızlı ve tatminkar olduğunu düşünüyorum. Ek olarak bana söylenen bir başka kötü geribildirim ise telefonun Android işletim sistemine sahip olması gerektiği şeklindeydi; nitekim Wave serisi tamamiyle Bada işletim sistemi kullanmakta.



Yazar: Onur Alp Aydın Tarih: 2 Eylül 2011, Cuma Yorum (0)
Samsung Galaxy Note
 Kategori: Samsung IFA Berlin 2011

Kimsenin beklediği bir ürün değildi. Kimsenin yarışmayı düşüneceği bir dal değildi. Doğrusu biz de beklemiyorduk. Samsung günlerdir reklamlarında bangır bangır bağırıyordu! "Büyük birşeyler geliyor". Doğrusu düşünmeliydik! Tabletten küçük, telefondan büyük.


5.3", Super Amoled Plus, 1.4Ghz Dual Core, 2500mHAmper bataryalı bir süper telefon. Hakkında söylenecek çok şey var. Keşfedilmemiş bir branşa giriş gibi.
Samsung yetkilileri herhangi bir fiyat söylememesine karşın Samsung Galaxy S2'den daha pahalı olacağı kesin.

Samsung müşteri kitlesi olarak Blackberry'ninkilere göz dikmiş gibi. Çünkü hedef kitlesinde başta iş adamları mevcut. Hatta öyle ki SAP aplikasyonları var. İş Zekası üzerine grafikler gösteren programları ve üstün güvenlik uygulama sistemleri mevcut. VPN ile bağlanmak da cabası.

En çok gelen sorulardan biri şu oldu; "Bu kadar büyük bir telefonu neden kullanayım?". Telefon cebinize girecek ve kulağınıza götürülebilecek türden. Dahası ekran büyüdükçe kaliteli bir kullanım ve daha güzel bir deneyim sunmakta. Tarayıcınızla rahat şekile sayfalar arasında gezebilmektesiniz.

Telefonun en güzel özelliklerinden birisi de kalemi. Telefonun içinde portatif bir kalem mevcut. Bu kalem istediğiniz anda not almanıza olanak sağlıyor. El yazınızı tanıyor ve el yazınızı normal yazıya dönüştürebiliyor. Dahası kalem üzerindeki tuşa basılıp ekrana dokundurulduğunda screenshot alabiliyor. Eğer kalemi kullanmak istemezseniz, elinizi ekran üzerinde sağdan sola gezdirdiğinizde screen shot alabiliyorsunuz. Mp3 veya bir video izlerken elinizi ekran üzerine koyarsanız çalan ses duruyor. Daha bir çok bu tür güzel özellik mevcut.
Telefonu daha çok inceledikçe daha çok not düşme fırsatı bulabileceğimi düşünüyorum. Şimdilik benden bu kadar :)

Yazar: Onur Alp Aydın Tarih: 1 Eylül 2011, Perşembe Yorum (0)
Samsung Galaxy Tablet 7.7
 Kategori: Benden

Adına kanmayın, 7.7” anılmasına rağmen o bir 7.67” :) Samsung’un Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşadığı tablet satış yasağından sonraki yeni gözağrı. Nitekim bu sefer iPad’e hiç mi hiç benzemiyor. Kesinlikle fazlası var; eksiği yok.


Çift çekirdekli 1.4 Ghz işlemcili Super Amoled Plus ekranlı yepyeni bir tablet. Hali hazırda bir 7” tablet varken neden yeni bir tablete ihtiyaç duyayim sorusuna sahip olanların tableti biraz incelemesi yetiyor. Çünkü bu tablet 7” e oranla çok da kibar ve ince. Ek olarak çift çekirdeği ve Super Amoled Plus ekranıyla bambaşka bir deneyim sağlıyor.


Android tabanlı olan bu tablet’in iPad 2 ile kulvarları pek farklı. Samsung’un Avrupa pazarına sürmeyi planladığını düşündüğüm bu tablet iPad 2 için potansiyel bir takip.





Yazar: Onur Alp Aydın Tarih: 1 Eylül 2011, Perşembe Yorum (0)
Samsung Wave 3
 Kategori: Samsung IFA Berlin 2011

Hani bir film izlersiniz, ikincisi ilkinden daha güzel olur da üçüncüsünü beklerken serinin bozulacağından korkarsınız ya; NDA imzalayıp Samsung Galaxy Wave 3’ü göreceğimiz söylendiğinde böyle bir çekince yaşadım. İncelediğimiz ilk ürün Samsung Galaxy Wave 3’tü.

Alimünyum gövdeye sahip, ince ve şık bir telefon. Beklentileri orta düzeyde olan, zerafeti ve fiyat oranını çok yüksek tutan Wave 3 4” Amoled ekrana sahip. Samsung’un kendi işletim sistemi olan Bada ile çalışan telefonun aplikasyon marketi de oldukça geniş.

Artıları, çok hızlı ve sosyal paylaşım siteleriyle çok güzel bağlantılı olması. En az dokunuşla en çok işi yapabilmek amaç edinilmiş. Yeni ikon klasörleme tekniği yeni nesil her cihazda karşımıza çıkacak gibi duruyor. Benzer şekilde açılı ve güneşli bakışlarda bile ekranı çok net şekilde kaliteli görüntü vermekte. 1100 MhA bataryası ile günlük kullanımda kimseyi yarı yolda bırakmayacak türden.

Eksileri bakımından, yüklü oan Java Oyunlarını sayabiliriz. İşletim sistemi ve işlemcisi çok iyi olmasına karşın Java oyunları –takılıyor- imajı veriyor. Telefondan çok ciddi performans beklentisi olmayan herkesin beklentilerini rahatça karşılayabilecek bir telefon.




Yazar: Onur Alp Aydın Tarih: 1 Eylül 2011, Perşembe Yorum (0)
« ilk< geri123ileri >son »